<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?>
<rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>mIRCLand.Net - Mirc indir, mirc yukle, mIRC, mirc sohbet, sohpet, sohbet odaları, mirc, Ankara sohbet,  mirc script, başkent sohbet, sohbet, sesli sohbet</title>
	<atom:link href="http://www.mircland.net/feed" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>http://www.mircland.net</link>
	<description>mIRCLand.Net - Mirc indir, mirc yukle, mIRC, mirc sohbet, sohbet, sohbet odaları</description>
	<lastBuildDate>Tue, 03 Apr 2012 00:20:25 +0000</lastBuildDate>
	<language>en</language>
	<sy:updatePeriod>hourly</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>1</sy:updateFrequency>
	<generator>http://wordpress.org/?v=3.3.1</generator>
		<item>
		<title>Türkçe mIRC Sohbet Programı</title>
		<link>http://www.mircland.net/turkce-mirc-sohbet-programi.html</link>
		<comments>http://www.mircland.net/turkce-mirc-sohbet-programi.html#comments</comments>
		<pubDate>Tue, 03 Apr 2012 00:20:25 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Addon]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.mircland.net/?p=166</guid>
		<description><![CDATA[Türkçe mIRC programı’nın Türkiye resmi download adresi mIRCLand.NET ‘dir. Türkçe mırc bugün Türkiye’nin her yerinde kullanılan bir chat sohbet programıdır. Türkçe mirc programı ile sohbet edebilir yepyeni arkadaşlıklar kurabilirsiniz. Türkçe mIRC programı ingilizce mırc programı’nın tamamen Türkçe’ye çevrilmiş halidir. Bugün Türkiye’de birçok web sayfaları ve IRC sunucuları bizim Türkçe’ye çevirmiş olduğumuz mırc programı’nın taklidini çalıp içlerinde bilgisayarınıza [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Türkçe mIRC programı’nın Türkiye resmi download adresi mIRCLand.NET ‘dir. Türkçe mırc bugün Türkiye’nin her yerinde kullanılan bir chat sohbet programıdır. Türkçe mirc programı ile sohbet edebilir yepyeni arkadaşlıklar kurabilirsiniz. Türkçe mIRC programı ingilizce mırc programı’nın tamamen Türkçe’ye çevrilmiş halidir. Bugün Türkiye’de birçok web sayfaları ve IRC sunucuları bizim Türkçe’ye çevirmiş olduğumuz mırc programı’nın taklidini çalıp içlerinde bilgisayarınıza zarar verebilecek virüs ve trojan içeren yazılımları sokmaktadırlar. Turkçe mirc programını sadece www.mircland.net  adresinden download ediniz.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.mircland.net/turkce-mirc-sohbet-programi.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>chat yaparken çocuklarımıza dikkat</title>
		<link>http://www.mircland.net/chat-yaparken-cocuklarimiza-dikkat.html</link>
		<comments>http://www.mircland.net/chat-yaparken-cocuklarimiza-dikkat.html#comments</comments>
		<pubDate>Mon, 02 Apr 2012 23:58:22 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Sohbet / Chat / mirc]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.mircland.net/?p=163</guid>
		<description><![CDATA[İnternette çocuk oyun sitesi görünümüyle kurulan ve Türkiye’de pek çoğu ilköğretim öğrencisi olan yaklaşık 9 milyon kullanıcılı internet siteleri, çocuklar için ciddi tehlikeler saçıyor. Bu tür sitelerde, çocuklar oyun oynadığını sanarken, cinsel chat , cinsel sohbet , cinsel istismar, sanal seks, kumar gibi olumsuz tekliflerle karşı karşıya kalıyor. Edinilen bilgiye göre, Telekomünikasyon İletişim Başkanlığı’na söz konusu sitelerle [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><em>İnternette çocuk oyun sitesi görünümüyle kurulan ve Türkiye’de pek çoğu ilköğretim öğrencisi olan yaklaşık 9 milyon kullanıcılı internet siteleri, çocuklar için ciddi tehlikeler saçıyor. Bu tür sitelerde, çocuklar oyun oynadığını sanarken, cinsel <a title="chat" href="http://bizimchat.com/">chat</a> , cinsel sohbet , cinsel istismar, sanal seks, kumar gibi olumsuz tekliflerle karşı karşıya kalıyor.</em></p>
<p>Edinilen bilgiye göre, Telekomünikasyon İletişim Başkanlığı’na söz konusu sitelerle ilgili ebeveynler ve siteye üye olan çocuklar tarafından pek çok şikayet geldi.</p>
<p>” Cinsellik , küfür gibi içerikleri olan yaşça çocuk olduğunu düşünülmeyecek şekilde yazılar yazan insanların bulunduğu sitelerde çocukların sosyal gelişimleri olumsuz etkileniyor”, ”çok sapıklar, durmadan ayıp şeyler konuşuluyor” şeklindeki şikayetler arasında, ilköğretim 4. sınıf öğrencisi olduğunu belirten bir çocuk da, bu tür bir siteden yaşının kaç olduğunu bilmediği bir üye tarafından sanal sekse davet edildiği yönünde şikayetini anlatıyor.</p>
<p>Sitelerle ilgili, kendilerine ”soyun” denildiği, seks yapılmasının öğretildiği gibi çocuklardan gelen şikayetlerin yanı sıra, küfürlü konuşmalar, kumar oynamaya teşvik ve dolandırıcılık yapıldığı yönünde şikayetler de bulunuyor.</p>
<p>Şikayetler çerçevesinde bir süredir incelemelerde bulunan Telekomünikasyon İletişim Başkanlığı yetkilileri, bu sitelerle ilgili Aile ve Sosyal Araştırmalar Genel Müdürlüğünden görüş istedi. Genel Müdürlük de bu tür sitelerde gençlerin ve çocukların fiziksel, zihinsel ve ahlaki gelişimini zedeleyecek türden içerikler bulunduğu, çocukları fuhuş, müstehcenlik ve kumar gibi kötü alışkanlıklara yönlendirdiği ve acilen önlem alınması yönünde görüş bildirdi.</p>
<p>Özel ve çoklu oyuncularla oynanabilen bir tür chat sohbet imkanı sağlayan, gerçek hayattaki aktivitelerin yaşanabileceği alanları bulunan sitelerin, ”en detaylı sanal yaşam alanı” olduğu belirtiliyor.</p>
<p>”KÜÇÜK ÇOCUKLAR İÇİN TEHDİT OLARAK GÖRÜLMELİ”</p>
<p>Aile ve Sosyal Araştırmalar Genel Müdürü Ayşen Gürcan, AA muhabirlerine yaptığı açıklamada, bu tür siteleri, toplumda ”yüz yüzeyken açıkça yapılamayacak şeylerin yapılabilecek olması” açısından tehditli bulduklarını söyledi. Söz konusu siteleri, uzmanlarıyla yaklaşık yarım saat kadar incelediklerini, uzmanlarının kendisini küçük bir çocuk olarak tanıttığı sitelerde, pek çok uygunsuz teklifle karşı karşıya kaldıklarını anlatan Gürcan, küçük çocukların ”bilmediği yaşantıları” sunan teklifler bulunan sitelerde, cinsel içerikli, hatta pornografik yazılar yazıldığını kaydetti.</p>
<p>Çocukların kimi teklifleri anlamlandıramadığını, karşısındakine bunları sorduğunu da dile getiren Gürcan, ”Bu siteler tam bir çocuk pornografisi örneği. Sitelere giren çocuklar gelecekte ciddi travmalar yaşayabilir, çok küçük yaşlarda yanlış yönlendirme ve olumsuz yaşantılarla karşı karşıya kalabilirler. Bu da ileride sağlıksız ilişkilere ve yönelimlere neden olur. Sitelerde sadece yazıyla teklifler yok. İlerleyen dönemlerde MSN’den görüşme, kamera açma talebi oluyor. Bu nedenle bu siteleri küçük çocuklar için tehdit olarak görmek gerekiyor” diye konuştu.</p>
<p>Sitelerin milyonlara varan rakamlarda üyesi bulunduğunu ve yapılan incelemeler sonucu bunların çoğunun ilköğretim öğrencisi olduğunu kaydeden Gürcan, sözlerini şöyle sürdürdü:</p>
<p>”Çocuklar için evlerinde alternatif bir uğraş yoksa, evde ilgi ve birliktelik yoksa, sadece bilgisayar başında zaman geçirmesini aile de onaylıyorsa bu çocuk için çok büyük tehdit. Biz ailelere hep söylüyoruz; çocukların mümkün olduğunca sınırlı saatte bilgisayara girmesi, bilgisayarın ortak kullanım alanında olması ve girilen sitelerin ebeveynleri tarafından takip edilmesi gerekiyor. Özellikle oyun sitesi görünümlü kurulan bu siteler konusunda ailelerin bilinçlendirilmesi bizim için çok önemli.”</p>
<p>Bu sitelere, kamu kurumlarından özellikle de okullardan girilmesinin de büyük bir tehdit oluşturduğuna işaret eden Gürcan, Milli Eğitim ve Adalet bakanlıklarına konuyla ilgili bilgi verdiklerini dile getirdi.</p>
<p>Sitelerle ilgili suç duyurusunda da bulunacaklarını bildiren Gürcan, ayrıca benzer sitelerin tekrar oluşturulmasını önleyecek bir uygulama yapılmasını istediklerini söyledi.</p>
<p>İNTERNET KAFELER GENÇLERİ TEHDİT EDİYOR</p>
<p>Demokratik Eğitimciler Sendikası (DES) Stratejik Araştırmalar Merkezinin araştırmasına göre, internet kafelere giden öğrencilerin yüzde 12′si erotik sitelere giriyor.</p>
<p>DES’ten, araştırma sonuçlarına ilişkin yapılan yazılı açıklamada, internet kafelerin; düşük maliyetli teknoloji sunma, öğrencilerin bilimsel gelişmeleri takip edebilme gibi olumlu katkıları bulunduğu belirtildi. Açıklamada, bu mekanların olumsuz yönleri ise ”kahvehane kültürünün devamı olarak algılanma”, ”öğrencilerde aşırı para harcama davranışı geliştirme”, ”çocuklarda zararlı madde alışkanlığına neden olma”, ” chat yaparken yalan söyleme davranışını kolayca kazanabilme” şeklinde sıralandı.</p>
<p>Açıklamada, internet kafelerin, faydalı birçok amaç için kullanılabileceği gibi kişilerin bu mekanlar vasıtasıyla sapma göstermelerinin söz konusu olabildiği belirtildi.</p>
<p>İnternet vasıtasıyla gençlerin sapkın davranış göstermeleri söz konusu olduğunda ilk akla gelen konulardan birisinin cinsellik-pornografi olduğu ifade edilen açıklamada, şunlar kaydedildi:</p>
<p>”İnternet kafeye devam edenlerin, buradaki aktivitelerine bakılacak olursa yüzde 12′sinin erotik sitelere girdiği dikkati çekmektedir. Ancak yapılan gözlemlerde bu oranın çok daha üzerinde kullanıcının, pornografik siteleri ziyaret ettiği görülmektedir. İnternette önemli bir yer işgal eden erotizm-pornografi siteleri, her türlü sapkınlığa, sömürü ve istismara açık, cinsel şiddet, taciz, ensest ilişkiler, çocuk pornosu, teşhircilik ve sapıklık gibi birçok olumsuz unsuru sergilemektedir. Yapılan araştırmalara göre, internet kullanıcılarının yüzde 15′inin seks içerikli chat odaları<a title="chat odaları" href="http://bizimchat.com/chat-odalari">ı</a>nı ve porno sitelerini ziyaret ettiği belirlenmiştir. İnterneti seks amaçlı kullananların yüzde 9′u ise ekran karşısında haftada 11 saatten fazla geçirmektedir.”</p>
<p><em>DES Genel Başkanı Gürkan Avcı da araştırma sonucunda hazırladıkları raporla, başta Başbakan Recep Tayyip Erdoğan ve Milli Eğitim Bakanı Nimet Çubukçu olmak üzere ilgili ve yetkili tüm kurum ve kuruluşların yöneticilerini internetin bu tehlikesine ilişkin uyaracaklarını bildirdi.</em></p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.mircland.net/chat-yaparken-cocuklarimiza-dikkat.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Chat Nedir?</title>
		<link>http://www.mircland.net/chat-nedir.html</link>
		<comments>http://www.mircland.net/chat-nedir.html#comments</comments>
		<pubDate>Mon, 02 Apr 2012 23:56:23 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Sohbet / Chat / mirc]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.mircland.net/?p=161</guid>
		<description><![CDATA[Chat nedir? Chat ingilizce bir sözcüktür. Türkçe karşılığı sohbet , muhabbet, dialog anlamlarına gelmektedir. Halk dilinde ise ; sobet, sohpet, çet vb. hitap şekilleriylede bilinmektedir. Ayrıca sitemizde istanbul, ankara, izmir, Türkiye ve Avrupa sohbet odaları bulunmaktadır.Oyun , ingilizce , kelime gibi eglence kanalları ile hoş vakitler gecireceksiniz]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Chat nedir? <strong><a title="Chat" href="http://bizimchat.com/chat.php">C</a>hat</strong> ingilizce bir sözcüktür. Türkçe karşılığı <strong>sohbet</strong> , muhabbet, dialog anlamlarına gelmektedir. Halk dilinde ise ; sobet, sohpet, çet vb. hitap şekilleriylede bilinmektedir. Ayrıca sitemizde istanbul, ankara, izmir, Türkiye ve Avrupa sohbet odaları bulunmaktadır.Oyun , ingilizce , kelime gibi eglence kanalları ile hoş vakitler gecireceksiniz</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.mircland.net/chat-nedir.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Cezmi Ersöz &#8211; Aramızdaki görünmez bağlar</title>
		<link>http://www.mircland.net/cezmi-ersoz-aramizdaki-gorunmez-baglar.html</link>
		<comments>http://www.mircland.net/cezmi-ersoz-aramizdaki-gorunmez-baglar.html#comments</comments>
		<pubDate>Mon, 02 Apr 2012 23:53:53 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Aşk & Sevgi]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.mircland.net/?p=159</guid>
		<description><![CDATA[Tek başıma hiç sorunun yanıtını bulamıyorum.Hep yeni hayatlar yaşamayı isterken kendimi aynı hayatı tekrar tekrar yeniden yaşarken buluyorum… Sisli bir gecede yolunu kaybetmiş gemilere benzetiyorum kendimi… Yanına gidip konuşmak isteğim insanları da işte bu kayıp gemilere benzetiyorum. Uzaktan soluk ışıklarını görüyorum… Ama ne onlar bana yaklaşabiliyorlar, ne ben onlara… Sisli gecede birbirimize uzaktan bakıp yeniden [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><em>Tek başıma hiç sorunun yanıtını bulamıyorum.Hep yeni<br />
hayatlar yaşamayı isterken kendimi aynı hayatı tekrar<br />
tekrar yeniden yaşarken buluyorum… Sisli bir gecede<br />
yolunu kaybetmiş gemilere benzetiyorum kendimi…<br />
Yanına gidip konuşmak isteğim insanları da işte bu<br />
kayıp gemilere benzetiyorum. Uzaktan soluk ışıklarını<br />
görüyorum… Ama ne onlar bana yaklaşabiliyorlar, ne<br />
ben onlara… Sisli gecede birbirimize uzaktan bakıp<br />
yeniden kendi kayboluşlarımıza karışıyoruz… Umudum<br />
kalmadı artık; bu dünyada düşüncelerimi, beni,<br />
duygularımı gerçekten anlayacak birini bulmam imkansız<br />
görünüyor artık bana… Ama evimde duramıyorum yine<br />
de… Kendimi sokaklara atmak, insanlarla konuşmak,<br />
kendimi onlara anlatmak istiyorum. Dinliyor gibi<br />
gözüküp dinlemeseler de, anlıyor gibi yapıp gerçekte<br />
anlamasalar da…<br />
Anılar birer zorba gibi yükleniyorlar üzerime.<br />
Durmadan hesap soruyorlar benden… Tekrar tekrar aynı<br />
görüntüler belleğimi kanatıyor… Ve hep o yüz…<br />
Yüzdeki o ışık ömrümü ortadan ikiye bölüyor. Ne geriye<br />
dönebiliyorum, ne ileri gidebiliyorum… Öğrendiğim<br />
her yeni bilgi eski inançlarımı koyulaştırmaktan başka<br />
bir şeye yaramıyor… O yüzün sahibine kaderini<br />
anlatmak isterdim… Oysa o yüz ışığının farkında bile<br />
değil. Kendisine rağmen yaşıyor o ışık yüzünde… O<br />
yüz ki sevgiden önce nefret etmeyi öğrenmiş… O da<br />
kayıp bir gemi ve o da bu kanlı sisin içinde yitirdiği<br />
yolunu arıyor…<br />
Her kayıp gemi bana kırılgan ve bitimli aşkları<br />
hatırlatıyor… Dostluklar sisin ortasındaki kayıp<br />
gemiler gibi boğulmuş insan sesleri çıkarıyor… Ziyan<br />
olmuş hayatlar bu sisi biraz daha koyultuyor… Her<br />
talihsiz karşılaşma başka bir karşılaşmayı daha<br />
talihsiz kılmaya gidiyor… Her ziyan edilmiş hayat<br />
başka bir hayatı ziyan etmeye gidiyor…<br />
Evimin duvarları bile ayrılığın şarkısını söylüyor.<br />
Bir başıma dinlemek istemiyorum ayrılığın<br />
şarkısını…Ayrılık zorba anılarıyla geliyor… Her<br />
zorba anı beni ayrılığın karşısında küçük düşürüyor:<br />
Onunla görüşmeye ara verdiğimiz bir dönemdi. Bu defa<br />
biraz uzun sürmüştü. Ama hasret yine ağır basmış ve<br />
yeniden bir araya gelmiştik. O zaman itiraf etmişti<br />
biriyle birlikte olduğunu. Hiç unutmuyorum, ilk tepkim<br />
kaç kez oldun, onunla kaç kez yattın, demek olmuştu.<br />
Yüzüme çok tuhaf, ve o güne dek hiç bakmadığı gibi<br />
bakmıştı… Sadece, ilk bu mu geldi aklına, seni<br />
tanıyamıyorum, demişti… Neden ilk tepkimin o<br />
olduğunu bugün bile anlamış değilim; ama ne zaman<br />
aklıma gelse yüzüm kızarır, utanırım… Ve daha<br />
binlerce zorba, acıtan anı…<br />
Bu anıların verdiği acıdan kurtulmak için insanların<br />
arasına karışmak istiyorum. Demir parmaklıkların<br />
arkasında değilim, istediğim yere gidebilirim,<br />
istediğim her şeyi yapabilirim; ama ne yapsam, nereye<br />
gitsem hep aynı şeyleri hatırlayan belleğimin<br />
tutsağıyım sanki… Ben değil, bu zorba anılar<br />
götürüyor beni istediği yere… Sevgi nasıl<br />
bulaşıcıysa nefret de öyle bulaşıcı… Nasıl bakıyorsa<br />
insan dünyaya, öyle görüyor ne görüyorsa… Kararmışsa<br />
gönlü insanın, nereye baksa orada kararmış gönüller<br />
görüyor… Dibe vurmuşsa hayatı, kimi görse dibe<br />
vurmuş sanıyor… Hem öyle bir gece ki bu gözlerim<br />
kapanmayı bilmiyor… Gözlerim nereye baksam<br />
varlığımın o eski bataklığına çekiyor beni… Oysa<br />
hayallerimin rüzgarı beni benden alıp uzaklara<br />
götürsün isterdim… Ama hayallerimin kanatları beni<br />
anılarımdan koparacak kadar güçlü değil… Hayallerim<br />
beni, ben anılarımı seyredip duruyorum…<br />
İnsanlardan ne kadar umudu kessem de yine de insansız<br />
yapamıyorum. Beni dinlemeyecekleri, asla<br />
anlamayacaklarını bilsem de onlara hayatımı anlatmayı<br />
seviyorum… Hem korkuyorum onlardan, hem<br />
korkularımdan kurtulmak için onlara sarılıyorum yine<br />
de..<br />
Tek başıma dolaşıyorum Beyoğlu´nda..Gecenin kim bilir<br />
hangi saati, yine de her yer insan dolu.. Kimse evine<br />
gitmek istemiyor sanki… Gece koyulaştıkça yalnızlık<br />
derdi artıyor… Sadece benim evimin duvarları değil,<br />
bütün evlerin duvarları sanki aynı ayrılık şarkısını<br />
söylüyor. Kimse tek başına bu şarkıyı dinlemeye<br />
katlanamıyor… Evler saçmalığın kederinde boğulmuş,<br />
yanlış yerde arıyor herkes kendisini… Anılar zorba,<br />
bellek yorgun, hayaller kanatsız… Kimin gözlerine<br />
baksam, bu gördüğün ben değilim, ben aslında çok<br />
başkasıyım, diyor… Kimi sevsem bu sevgiyle<br />
yarışacağı yerde benimle yarışıyor… Kim beni sevse<br />
bu sevgide önce kendi yaralarını onarmaya çalışıyor…<br />
Sevgi bir eliyle çağırıyor, korku iki eliyle itiyor…<br />
Kim beni öpse ayrılığın ipini geçiriyor boynuma…<br />
Nereye gitsem, oraya benden önce anılarım gidiyor…<br />
Oraya benden önce sevgiyi öğrenmeden önce nefreti<br />
öğrenen kadın gidiyor… Nereden dönsem ardımda<br />
küskünlüğüm kalıyor… Kimse kurtulamıyor bu<br />
küskünlükten. Şiirler, aşk nefret etmektir, diye<br />
bitiyor…<br />
Taksim´de gecenin bir yarısı tek başıma dolaşıyorum…<br />
Bunca geç bir saate rağmen her yer öylesine gürültülü<br />
ve kalabalık ki… Onca gürültüye ve onca kalabalığa<br />
rağmen her yer aslında öylesine sessiz ve ıssız ki…<br />
Sanki insanlar bu ıssızlığı ve sessizliği gizlemek<br />
için durmadan boylukta dolaşıp duruyor ve anlamsızca<br />
konuşuyorlar…<br />
Biraz kuytu, kalabalıktan biraz uzak bir banka<br />
oturuyorum… Sanki her yer gözüküyor bu banktan.<br />
Ayaklarımın altından mahvolmuş hayatların yanık suları<br />
geçiyor… Güçsüz düşmüş inancım aşkımı ne kadar<br />
kirletmeye çalışsa da sanki bir el durmadan yıkayıp<br />
arıtıyor onu…<br />
Kendimle o kadar meşgulüm ki, biraz geç fark ediyorum<br />
yanımda orta yaşlı bir adamın oturduğunu. Uzaklara<br />
bakıp, benimle hiç ilgilenmiyormuş gibi davransa da<br />
beni düşündüğünü anlıyorum… Uzaklara baksa da<br />
hayretle ve acıyla aydınlanmış gözlerini görüyorum…<br />
Yüzüme bakmadan soruyor: Gece ne kadar sessiz değil<br />
mi… Şaşırıyorum benimle aynı şeyi düşündüğüne…<br />
Evet, diyorum bir an durakladıktan sonra… Onca<br />
gürültüye rağmen öylesine sessiz ki… Çünkü, diye<br />
devam ediyor, kimse kimseyi dinlemiyor, herkes<br />
kendisine öylesine gömülmüş ki… Neden böyle? diye<br />
soruyorum ona… Ellerini kavuşturup uzaklara bakarak<br />
yanıtlıyor beni: Hepimiz kendimizi başkalarından çok<br />
farklıyız sanıyoruz, ama aslında birbirimize o kadar<br />
benziyoruz ki… Bu yüzden birbirimize ne denli çok<br />
görünmez bağlarla bağlı olduğumuzu bir bilsek her şey<br />
öylesine değişecek ki… Ama bu bağları göremiyoruz<br />
bir türlü… Herkes kendisi diye bilmediği bir<br />
başkasını anlatıyor ve sonra yeniden kendi karanlığına<br />
gömülüyor… Birlikte ama yalnızız, çok yalnızız…<br />
Bilir misiniz, İbranice´de bu iki sözcük tek bir<br />
harfle ayrılır…Yalnız, yahid, demektir, birlikte ise<br />
yahad…<br />
Sonra usulca dönüp yüzüme bakıyor: Bana hikayenizi<br />
anlatır mısınız, diye soruyor… Şaşırmıyorum bu<br />
sorusuna. Yalnızlık ve hayatın bu korkunç belirsizliği<br />
öylesine hırpalamıştı ki ruhumu, ona kendimden<br />
bahsedersem az da olsa bir teselli bulacağımı<br />
hissediyorum… Kanlı bir sisin içinde kaybolmuş<br />
gemilere benzettiğim insanları… Ziyan olmuş<br />
hayatları… Aşkların nasıl bu kadar kısa bir sürede<br />
nefrete dönüştüğünü… Yaralarını onarmak için<br />
ilişkiye girenleri, sevmekten korkanları… Zorba<br />
anıları, yorgun bellekleri, kanatsız kalmış<br />
hayalleri… Her talihsiz karşılaşmanın başka bir<br />
karşılaşmayı daha talihsiz kıldığını…Yalnızlığımı ve<br />
hayatın o korkunç belirsizliğini..Artık beni anlayacak<br />
birini bulmaktan ümidi kestiğimi anlatıyorum ona..<br />
Derin bir nefes alıyor ve sonra yine şehrin solgun<br />
ışıklarına bakarak yanıtlıyor: Öyle demeyin.Sizi<br />
anlayacak birileri mutlaka vardır.Hem yalnızlık bizi<br />
olgunlaştırır, yeni keşiflere hazırlar.Belirsizlikse<br />
çoğu kez özgürlüğün kapılarını açar bize. Biraz önce<br />
söyledim, hepimiz görünmez bağlarla bağlıyız<br />
birbirimize.İşte bu bağları görebilmek ve birbirimizi<br />
anlamak için daha çok çaba harcamalıyız. Bize çoğu kez<br />
anlamsız görünen olayların, tesadüflerin ardındaki<br />
gizli anlamlı göremiyoruz…<br />
O şimdi ne yapıyordur…<br />
Kim, diye soruyorum şaşkınlıkla…<br />
Ayrıldığınız insan. Sizi anlamadığını düşündüğünüz…<br />
İçimden karanlık bir ürperti geçiyor: Uyuyordur, bu<br />
konuştuklarımızdan hiç haberi yoktur. Dantellerle,<br />
pullarla kaplı yastığında uyuyordur, diyorum…<br />
Bence o şimdi sizin uykunuzu uyuyordur, sizin rüyanızı<br />
görüyordur.Kim bilir belki birazdan uykusundan<br />
ağlayarak uyanacak ve bu konuşmayı duymadan<br />
duyacaktır… Sizin varlığınızda onun için<br />
yaşattığınız her duyguyu hissedecektir… Hiç tahmin<br />
edemeyeceğimiz işaretlerle anlayacaktır bunu…<br />
İnsanlar arasındaki bu büyüye inanmak gerekir.<br />
Karşılaşmalara, tesadüflere inanmak gerekir.<br />
Mucizelere… Yaşadığımız her şeyin, en anlamsız<br />
görünenin bile ardında bir anlam yatar… Size kendi<br />
hikayemi anlatmamı ister misiniz…<br />
Elbette, diyorum merakla, dinlemeyi çok isterim…<br />
Ben birini öldürdüm biliyor musunuz… Bunu der demez<br />
susup etraftaki o gürültülü sessizliği dinliyor bir<br />
an. Neye uğradığımı şaşırıyorum. Adamın önce yüzüne<br />
sonra da büyük bir dikkatle ince uzun parmaklarına<br />
bakıyorum…Bana böylesine huzur veren ve bilgelik<br />
dolu şeyler anlatan bu insan bir katildi öyle mi…<br />
Yo, bana öyle bakmayın, dedi gayet sakin bir<br />
tavırla…Ben de birini öldürmeden önce insan<br />
öldürmenin kendim için ne kadar imkansız olduğunu çok<br />
düşünmüşümdür hep. Ama birini öldürmek çok anlık bir<br />
şey. O an zaten siz siz olmuyorsunuz. Bir başkası<br />
giriyor sanki içinize… Şaşkınlığım sürdüğü için<br />
lafını kesiyorum: Neden öldürdünüz peki…Bir sakıncası<br />
yoksa söyleyebilir misiniz:<br />
Bencillik… Kibir… Ruhumu körleştiren arzular…<br />
Kıskançlık… Daha çok şey eklenebilir bunlara…<br />
Hepimizin içinde var bu duygular… Dilerseniz devam<br />
edeyim… Bu korkunç olaydan önce durumum çok iyiydi.<br />
İyi bir evliliğim, çok sevdiğim bir kızım, iyi bir<br />
çevrem vardı… Karım beni terk etti. Kızım bu olay<br />
yüzünden beni reddetti… İşimi, çevremi, dostlarımı<br />
kaybettim. Kimse arayıp sormaz oldu. Dayanılması çok<br />
güç yıllardı. Geçmişimi bir saplantı haline<br />
getirmiştim. Demiştiniz ya, anılar zorbadır, diye…<br />
İşte o zorba anılarda kurtulmak bu hayatımın üstüne<br />
çıkabilmek için kendimi kitaplara adadım. Elime ne<br />
geçerse okuyordum. Felsefe, psikoloji, dinler tarihi,<br />
edebiyat… Kitaplar olmasaydı o korkunç yıllar başka<br />
nasıl geçerdi ki… Sonra bir gün artık özgürsün,<br />
dediler. İnanamadım özgür olduğuma. Ama bir amacınız<br />
yoksa, sevdikleriniz yoksa özgür olmanın pek bir<br />
anlamı yok… Günlerce karımı aradım, ama bulamadım.<br />
Kızımdan da bir haber yoktu… Ne dostlarım, ne param,<br />
ne de bir işim vardı. Bunca işsizlikte hapishaneden<br />
çıkan, sabıkalı bir adama kim iş verir? Hem de bu<br />
yaşta birine… Günlerce başıboş dolaştım.Orada burada<br />
yattım. Nereye gidecektim, ne yapacaktım…<br />
Kitaplardan öğrendikleriniz bir yere kadar size<br />
yardımcı oluyor… Hayat başka bir şey… İntihar<br />
etmek istedim, onu bile beceremedim. Bir gün garip bir<br />
rastlantı sonucu çok eski bir arkadaşımla karşılaştım.<br />
Çok zengin olduğunu duymuştum. Bir yerde oturduk, ona<br />
başıma gelenlerden bahsettim. Anlattıklarımdan çok<br />
etkilendi. Gözlerinden okudum bunu… Artık benim için<br />
hayatın bir anlamı kalmadığını, ölmek istediğimi<br />
söyledim ona. Aslında içten içe bana yardımcı<br />
olmasını, iş bulmasını ya da biraz para vermesini<br />
istiyordum… Benim sana verecek hiç param yok, dedi.<br />
Neden, diye sordum, çok zengin olduğunu duyduğumdan<br />
bahsettim. Artık değilim, dedi. Bütün paramı, mal<br />
varlığımı kimsesiz kalmış sokak çocukları için kurduğu<br />
bir vakfa bağışlamış. Zenginlik ruhunu kirletmiş…<br />
Ruhunu kurtarmak, arınmak için bu amaca adamış<br />
kendini… Eğer ölmek istiyorsan seni engelleyemem.<br />
Karar senin, ama dilersen gel benimle vakıftaki<br />
işlerimde bana yardımcı ol. Yatacak bir yerin olur, üç<br />
öğün karnını doyurursun. Sana başka bir şey veremem…<br />
Bunları söyleyip sustu ve gözlerini hiç kaçırmadan<br />
gözlerime baktı… İşte o an onun gözlerinde kendi<br />
kaderimi gördüm.İnsanların arasındaki o görünmez<br />
bağlar vardır, demiştim ya, işte onunla aramdaki o<br />
bağı gördüm. O işareti ve o mucizeyi… Tamam, dedim,<br />
kabul ediyorum… Ve o gün bu gündür onunla kimsesiz<br />
sokak çocukları için çalışıyorum. Hayatımın anlamı<br />
buymuş meğerse benim. Bugüne dek bütün yaşadıklarım bu<br />
günlere bir hazırlıkmış… O karşılaşma anından sonra<br />
her şeye böyle bakıyorum artık… Her birimizin bir<br />
başkasının üzerinde mutlaka bir etkisi vardır… Yeter<br />
ki aramızdaki o bağı görelim…<br />
Sonra yine susup o dingin, o huzur gülümseyişiyle<br />
uzaklara bakmayı sürdürüyor..<br />
O susuyor, ama benim içimde bambaşka bir konuşma<br />
başlıyor bu defa. İnsanlar arasındaki o görünmez<br />
bağların varlığını bildiğim halde neden görmek için<br />
daha fazla çaba harcamadığımı soruyorum kendime…<br />
Karşılaştığım insanlardan çok kendi benliğime takılı<br />
kalmıştı gözlerim… Kendimi keşfetmeye harcadığım<br />
enerjinin birazı da başkalarını keşfetmeye çalışsaydım<br />
anılarım bu kadar zorba olmazdı bana… Belleğim bu<br />
kadar yorgun, hayallerim bu denli kanatsız<br />
olmazdı…Ayrılsam da, bir daha onu görmeyecek olsam<br />
da, bir zamanlar o çok sevdiğim insanın uykuya<br />
daldığında benim rüyamı göreceğini bilmezden<br />
gelmezdim…<br />
Bu iç konuşmalarımı o sırada önümüzden geçmekten olan<br />
bir şair arkadaşım bölüyor. Haberin var mı, diyor, Ece<br />
Ayhan bu gece öldü…Ustayı kaybettik… Bir an ne<br />
diyeceğimi bilemiyorum. Bu gece her şey o kadar üst<br />
üste gelmişti ki benim için… Binlerce anı üşüşüyor<br />
beynime o an… Ama bu defa anılar eskisi gibi zorba<br />
değildi… Her anı bir diğerine ekleniyor; her anlam,<br />
her görüntü, her işaret bir diğerine bağlanıyor ve<br />
bağlandıkça yine anlamlar, yeni değerler<br />
kazanıyordu… İster misiniz, size Ece Ayhan´la ilgili<br />
bir hatıramı anlatmamı, diye soruyorum yanımdaki<br />
adama… Yanıt vermeden sadece başını sallıyor ve<br />
yüzündeki incecik hüzünle gülümsüyor…<br />
Ece Ayhan hayatımda çok önemli bir yer tutar… Sadece<br />
benim için değil, bu ülkede şiir yazan, şiir okuyan,<br />
şiiri seven birçok insan için de çok önemliydi o…<br />
Anlaşılması güçtü, çok kapalıydı şiirleri, ama garip<br />
büyü, bir tılsım vardı onlarda… Sanki bilinçaltımızı<br />
okurdu o… Bu ülkenin bilinçaltını… Hayatımda<br />
vazgeçilmez bir değeri olan şair Nilgün Marmara da onu<br />
çok önemserdi. Ece Ayhan şiirinin sıkı takipçisiydi.<br />
Dahası aralarında çok sıkı bir dostluk vardı. Ece<br />
Ayhan´ı evinde ağırlar, onu kollar ve gözetirdi. Bir<br />
gün Nilgün Marmara yaşamaktan vazgeçti ve kendisini bu<br />
hayatın öte tarafından çağıranların yanına gitti.<br />
Beşinci kattaki evinin penceresinden boşluğa bıraktı o<br />
narin, o kırılgan bedenini… Ne acıydı ki birileri bu<br />
intihardan Ece Ayhan´ı sorumlu tuttular… Hatta bu<br />
suçlamayı yazıya dökenler bile oldu. Bir şiirinde;<br />
´Her yakın zulmün küçük hisseli uzak ortağı´ dediği<br />
içindi belki de… Bu dedikodular ve suçlamalar<br />
etkisini göstermiş olacak ki, bir akşam Ece Ayhan<br />
arkadaşlarıyla bir meyhanede otururken kızın biri<br />
yanına bir şey söylemek maksadıyla yaklaşmış ve<br />
arkasına sakladığı bir şişe kırmızı şarabı başından<br />
aşağı dökmüş… Ece Ayhan hiçbir şey yapmamış, ama<br />
sadece şunu söylemiş; babalarına yapamıyorlar, bana<br />
yapıyorlar; çünkü güçleri bana yetiyor… Bunu<br />
duyduğumda çok üzülmüştüm. Çünkü o üzerindeki ceketten<br />
başka ceketi yoktu Ece Ayhan´ın… Eminim, kırmızı<br />
şarapla lekelenen o ceketini temizleyiciye verecek<br />
parası bile yoktu…<br />
Bu sırada yanımdaki adam sözümün arasına giriyor: Kim<br />
bilir, belki de Ece Ayhan´ın başından aşağı şarap<br />
döken o kız benim kızımdır… Bunu bana yapmayı çok<br />
isteği halde yapamadığı için ona yapmıştır… Çünkü<br />
onu küçük yaşta hapse girerek babasız bıraktığım için<br />
beni hiç affetmedi… Ama lütfen siz devam edin…<br />
Bu olaydan birkaç gün sonra babam öldü. Önce Nilgün,<br />
ardından babam… Nasıl bir rastlantıydı bu… Hayatta<br />
en çok sevdiğim iki insanı peş peşe kaybetmiştim…<br />
Bir gün eve gittiğimde annemi gözyaşları içinde<br />
babamın elbiselerini fakirlere, ihtiyacı olanlara<br />
dağıtmak için torbalara yerleştirdiğini gördüm.<br />
Babamın bir ceketini istedim annemden… Ne<br />
yapacaksın, diye sordu. Kim olduğunu sorma anne,<br />
birine vereceğim sadece, dedim… Pekiyi, sen<br />
bilirsin, deyip bir ceket uzattı bana, sonra da<br />
babamın diğer elbiselerini katlayıp torbalara<br />
doldurmaya devam etti… Babamın ceketini önce bir<br />
temizleyiciye verip temizlettikten sonra Ece Ayhan´a<br />
götürüp hediye ettim. O zaman Tarlabaşı´nda virane bir<br />
evde kalıyordu… Zahmet etmişsin, ihtiyacım olduğunda<br />
giyerim, dedi sadece… Aradan bir iki hafta geçti.<br />
Bir gün annemle oturmuş konuşurken, biliyor musun dün<br />
gece baban rüyama girdi, ceketini verdiğin adamı<br />
sordu, söyle ona dedi, ceketimi verdiği adam çok iyi<br />
bir insanmış, iyi bir şey yapmış, dedi… Sahi kime<br />
verdin o ceketi, diye sordu annem… Tanımazsın anne,<br />
sorma, diyerek gözyaşları içinde yanından ayrılıp öbür<br />
odaya geçtim…İşte sizin söylediğiniz o görünmez<br />
bağlar… O işaretler, o mucizeler…<br />
Daha konuşacak ne vardı ki; neredeyse sabah oluyordu,<br />
ama gözlerim kapanmak bilmiyordu… Kalkıp yanımdaki<br />
adama son kez bakıyorum ve ona veda ederken şunu<br />
soruyorum: Pekiyi, siz ne arıyorsunuz bu saatte, bu<br />
bankta kimi neyi bekliyorsunuz? O dingin, o<br />
gözyaşlarıyla biraz daha aydınlık bakan gözleriyle:<br />
Kim bilir belki de sizi bekliyordum, diyor… Bana<br />
hikayenizi anlatmanızı bekliyordum…</em></p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.mircland.net/cezmi-ersoz-aramizdaki-gorunmez-baglar.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>internette tanışan iki gençin aşk hikayesi</title>
		<link>http://www.mircland.net/internette-tanisan-iki-gencin-ask-hikayesi.html</link>
		<comments>http://www.mircland.net/internette-tanisan-iki-gencin-ask-hikayesi.html#comments</comments>
		<pubDate>Mon, 02 Apr 2012 23:52:54 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Aşk & Sevgi]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.mircland.net/?p=157</guid>
		<description><![CDATA[internnette chat yaparak tanışan iki genç arkadaş olurlar. zaman içinde sıkı bir dostluğa dönüşen beraberliklerini zedelememek için hiçbir zaman birbirlerini görmemeğe, fiziki özelliklerinden bahsetmemeye karar verirler simlerin, şekillerin olmadığı sadece ruhların derinliklerinden gelen ensamimi duyguların dile getirildiği zaman ve mekan unsurlarındansoyutlanmış bir birliktelik içinde sürer dostlukları. ve bir gün bakarlar ki birbirlerini tamamlayan iki varlık olmuşlar.yazışmadıkları [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><em>internnette chat yaparak tanışan iki genç arkadaş olurlar. zaman içinde sıkı bir dostluğa dönüşen beraberliklerini zedelememek için hiçbir zaman birbirlerini görmemeğe, fiziki özelliklerinden bahsetmemeye karar verirler<br />
simlerin, şekillerin olmadığı sadece ruhların derinliklerinden gelen ensamimi duyguların dile getirildiği zaman ve mekan unsurlarındansoyutlanmış bir birliktelik içinde sürer dostlukları.<br />
ve bir gün bakarlar ki birbirlerini tamamlayan iki varlık olmuşlar.yazışmadıkları gün hatta saat olmamaya başlamışlar. adeta nefes alışgibi doğal bir bütünleşme, isim takamadıkları bir aşk gelişmişiçlerinde. tüm beşeri sıfatlardan sıyrılmış, bambaşka bir halmiş bu<br />
aradan geçen zaman zarfında, artık kesinlikle birbirlerinden aslakopamayacaklarına inandıkları gün; tanışmaya ve evlenmeye kararvermişler.<br />
ve ikisinin de çok iyi bildikleri bir kentin çok iyi tanıdıkları bir sahilinde buluşmak üzere anlaşmışlar.<br />
hanımın elinde kırmızı güller ve dudaklarında sevgi dolu bir gülümseme olacakmış. erkek ise hiçbir alamet taşımayacakmış.<br />
nihayet beklenen gün gelmiş. genç erkek sözleştikleri yere yaklaştıkçakalbi duracak gibi oluyormuş. ışler biraz değişmeye başlamış kalbinde.ya çok çirkin bir kadınsa sevdiceği, ya kör, topal ya da………… ise. birazhata yaptığını düşünür gibi olmuş ama çabuk savmış bu kendine ve aşkınayakışmayan düşünceleri zihninden.<br />
karşıda elinde bir gül tutan ve sağa ,sola bakınan hanımı görmüş. ıçi hop etmiş fakat dudaklarında beliren düş kırıklığını biraz olsun giderebilmek için bir, iki derin nefes almış ve son derece kararlı adımlarla hanımın yanına yaklaşmış.<br />
annesi yaşında hatta daha da yaşlı, saçları pamuk gibi bembeyaz, yüzü yaşadığı yılların derin izleri ile buruşmuş fakat dudaklarında güzel bir o kadar da şaşkın bir tebessümle kendine doğru yaklaşan genç erkeğe bakıyormuş. gözleri bin bir soru ile kıpırdıyor, yorgun gözkapakları arada bir feri kaçmış gözbebeklerini uzaklara yönlendiriyor ama yaşlı kadın gözlerini genç erkeğin bakışlarına kilitlemeye çalışıyormuş.<br />
zihninde çeşit, çeşit zıt fikirlerin koşuştuğu genç adam bir, iki yutkundu ve gücünün son raddesindeki bir hıçkırıkla,<br />
“merhaba aşkım. nasılsın.” dedi.<br />
kadere teslim olmuştu. söz vermişti. biliyordu her şey olabilirdi. biran gözlerini kapadı ve yazışmalarını hatırlamaya çalıştı. onca duygudolu kelimeler, sevda yüklü vaatler, parlak gelecekler nasıl olmuştu dabu yaşı geçmiş hatunun kaleminden dökülebilmişti. bir türlü inanamıyordufakat gerçek gün gibi ortadaydı<br />
yaşlı kadının elinde tuttuğu kırmızı güller aldı ve tarif edilemeyen bir duyguyla onları öptü. sonra elini uzattı ve<br />
“hadi kalkmana yardım edeyim aşkım. buradan uzaklaşalım. ” dedi.<br />
olanları anlamsız gözlerle seyreden yaşlı kadın dudaklarını araladı ve,<br />
“ey oğul, ben yıllardır bu kelimeyi unutmuş anan belki ninen yaşta bir kadınım. neler oluyor anlayamadım ama o gülleri elimden niye aldın. onları bana şu ilerde oturan genç kız verdi. birini bekliyormuş, burada buluşacaklarmış. gelirse benim tarafımdan bu gülleri ona verir misin demişti. ben de o genci bekliyordum. yoksa o sen misin?”<br />
genç adam bir an soluksuz kaldı, boğazında düğümlenen hıçkırık vekarmakarışık duygularla yaşlı kadının işaret ettiği yöne baktı. bir çiftsevgi ve minnettarlıkla parlayan yeşil göz kendisine gülümsüyordu.telaşla yaşlı kadının ellerini öptü ve gülleri ona tekrar vererek işaretedilen tarafa koşmaya başladı. genç kız da ayağa kalkmış onubekliyordu.<br />
seni izledim. şayet gülleri almayıp geri dönseydin sessizce buradan uzaklaşacaktım. seni doğru tanımışım Aşkım.</em></p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.mircland.net/internette-tanisan-iki-gencin-ask-hikayesi.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Aşk Mesajları</title>
		<link>http://www.mircland.net/ask-mesajlari.html</link>
		<comments>http://www.mircland.net/ask-mesajlari.html#comments</comments>
		<pubDate>Mon, 02 Apr 2012 23:51:50 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Aşk & Sevgi]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.mircland.net/?p=155</guid>
		<description><![CDATA[Bir yürek nelere yeterse, bir can bir canı ne kadar severse bir damardan ne kadar çok kan geçerse, yaşam ölüme ne kadar değerse, sen de benim için o kadar değerlisin. Seni yıldızlara benzetiyorum onlar kadar etkileyici,çekici ve güzelsin ama aranızda tek fark var onlar milyonlarca sen bir tanesin… Bugün mavi bulutları avucunuza mutluluğu baş ucunuza [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<ul>
<li>Bir yürek nelere yeterse, bir can bir canı ne kadar severse bir damardan ne kadar çok kan geçerse, yaşam ölüme ne kadar değerse, sen de benim için o kadar değerlisin.</li>
<li>Seni yıldızlara benzetiyorum onlar kadar etkileyici,çekici ve güzelsin ama aranızda tek fark var onlar milyonlarca sen bir tanesin…</li>
<li>Bugün mavi bulutları avucunuza mutluluğu baş ucunuza sevgimi de usulca kalbinize koyuyorum. Güneş yalnızca sizin için doğsun sizi seviyorum! Sevgililer gününüz kutlu olsun.</li>
<li>Sabah seni izlemesi için bir melek yolladım peşinden ama düşündüğümden de erken döndü. Ne oldu dedim? “Bir melek asla başka bir meleği izleyemez” dedi Canım…</li>
<li>Seni ne kadar sevdiğimi öğrenmek istersen yere düşen her yağmur damlasını tutmaya çalış;tutabildiklerin senin sevgin, tutamadıklarınsa; benim sana olan sevgimdir.</li>
<li>Gözlerinde mutluluk, aşk, sevgiyi gördüm Aşkım</li>
<li>Hayatta iki kör tanıyorum ; 1.’si senden başkasını görmeyen ben, 2.’si beni göremeyen sen…</li>
<li>Bir Gün Cehennemde Karsılaşabiliriz. Sen Kalp Hırsızı Olduğun için , Bense Tanrıyı Bırakıp Sana Taptığım için</li>
<li>GÜNEŞİN BUZ TUTTUĞU YERDE BİR ALEV GÖRÜRSEN O BİL Kİ YALNIZ VE YALNIZ SENİN İÇİN YANAN KALBİMDİR.</li>
<li>Dünyadaki en güzel şeyi sana vermek isterdim ama seni sana veremem ki ?</li>
<li>insanlar kırmızı güllerin peşinde koşarken ayakları altında ezilen papatyaların farkına bile varmazlar</li>
<li>Aşkın ilk soluğu mantığın son soluğudur.</li>
<li>En sürekli aşk karşılığı olmayan aşktır.</li>
<li>Bir delinin seni öpmesine izin ver ,ama bir öpücüğün seni delirtmesine izin verme</li>
<li>İnsanlar hep birilerinin peşinden koşarlar, ama dönüpte kendi peşlerinden koşanlara hiç bakmazlar</li>
<li>Nice insanlar gördüm kalpleri bomboş ama mutlu, çok az insanlar gördüm kalpleri sevgiyle dolu ama aşk ateşiyle yanıp kavrulan, hüzünlü ve mutsuz!</li>
<li>Ben seni unutmak için sevseydim sana olan tutkunluğumu kalbime değil günesin çıktığı zaman kaybolan buğulu camlara yazardım</li>
<li>Gökyüzündeki bütün yıldızları toplasan bir tek sen etmez, fakat bir tek sen hepsine bedelsin.</li>
<li>Aşk Çoraba Benzer ; Çifttir ve birbirine uymalıdır</li>
<li>Sen benim hayatımda olduğun sürece, ne sen kimseye rakip ne de kimse sana rakipti..Çünkü sen benim için daima tektin</li>
<li>Eğer geceler seni düşündüğüm kadar uzun olsaydı asla sabah olmazdı…</li>
<li>Sen gözlerimde bir damla yas olsaydın seni kaybetmemek için ömür boyu ağlamazdım!!!</li>
<li>Aşkımızın suya düşeceğini bilseydim , balık olurdum</li>
<li>Hayatta üç şeyi sevdim. Seni, Kalbimi, Ümit Etmeyi. Seni sevdim, sensin diye. Kalbimi sevdim, seni sevdi diye. Ümit etmeyi sevdim, belki seversin diye.</li>
<li>Seni Sevdiğim kadar ibadet etseydim ; cennette köşküm olurdu…</li>
<li>Rüzgarın kemanini çaldığı ve damlaların pencerene vurduğu bir gecede yatağına uzanıp hayalini kurduğun ve keşke dediğin tüm güzellikler senin olsun…</li>
<li>Tek başıma değilim ben ve ümitsiz aşkım var</li>
<li>GECEYE İNAT GÜN AĞARMAKTA, AĞACA İNAT DAL ÇOĞALMAKTA,ÖLÜME İNAT İNSANLAR ÇOĞALMAKTA, BENSE SANA İNAT SENİ SEVMEKTEYİM İNAT BU YA HEPTE SEVECEĞİM…</li>
<li>RÜZGAR ALABİLDİĞİNE HIRÇIN, YAĞMUR ALABİLDİĞİNE İNATÇI ,YÜREĞİN İSE ONLARA İNAT SANKİ BİR LİMAN… TIPKI GÖZLERİNDEKİ HUZUR GİBİ…</li>
<li>Böyle basit bir dünyada sen benim için çok özelsin</li>
<li>AŞK:GÜLÜ DİKENİYLE AVUÇLAMAYA BENZER. ELLERİN KAN İÇİNDE KALIR AMA DİKENLERİN HESABINI GÜLDEN SORAMAZSIN…..</li>
<li>Eğer aşkta güzel bir an varsa oda başkalarını baştan çıkartan o yüreğin benim için kan ağladığı zamandır.</li>
<li>Ne insanlar tanıdım yıldızlar gibiydiler. hepsi göklerdeydi parlıyordu. ama ben seni güneşi seçtim. bir güneş için bin yıldızdan vazgeçtim…</li>
<li>Nasıl ki uzaktaki yıldız parlak gelirse insana,uzakta olduğun için tutkunum sana! hani en güzel aşklar imkansız gelir ya insana, imkansız olduğun için tutkunum sana</li>
<li>Aşk bir su damlası olsaydı okyanusları, bir yaprak olsaydı bütün ormanları, bir yıldız olsaydı tüm kainatı sana vermek isterdim. Ama, sadece seni seven kalbimi verebiliyorum…</li>
<li>Seni sevdiğim kadar yaşasaydım; ölümsüzlüğün adını aşk koyardım…</li>
<li>Önce düştüğümde kalkmayı,sonra aleve dokunduğumda acıyı,sevmeyi öğrendim,sevilmeyi. her şeyi öğrendim de yalnız seni unutmayı öğrenemedim .!</li>
<li>Bir gül olmak isterdim neden mi? beni koparıp kokladığında vücudunun derinliklerine girip bir daha oradan çıkmamak için</li>
<li>Hayata niye geldim diye düşünmeye başlamıştım 19umdan sonra seninle tanışınca anladım dünyaya geliş sebebimi..</li>
<li>BEN SENİNLE SONSUZDAN GELEN İKİ IŞIN OLUP İNCE KENARLI MERCEĞİN ODAK NOKTASINDAN KESİŞEBİLME İHTİMALİNİ SEVDİM</li>
<li>SESİNE MEVSİMLERİN EĞİLDİĞİ, GÖZLERİNE BAHARIN AĞLADIĞI,AĞLAR GİBİ GÜLMENİ,DOKUNUŞLAR GÜLECEK GİBİ DURAN YÜZÜNÜ ÖZLEDİM..</li>
<li>ACI VE HÜZÜN BİR YILDIZ KADAR UZAK, MUTLULUK GÖZBEBEĞİN KADAR YAKIN OLSUN. UMUTLARIN GERÇEK, GERÇEKLERİN MUTLULUK, MUTLULUKLARIN SONSUZ OLSUN..</li>
<li>DÜNDE, BUGÜNDE, YARINDA, YÜREĞİN KADAR YANINDAYIM. KENDİNİ YALNIZ HİSSETTİĞİNDE ELİNİ KALBİNE KOY; BEN HEP ORDAYIM</li>
<li>Sen sahra çöllerinde bir gül olsan seni kurutmamak için göz yaşlarımla sulardım seni</li>
<li>AŞK BİTTİKTEN SONRA ARKADAŞ KALALIM DEDİLER.. GÜLE BAŞKA İSİM VERSEN DEĞİŞİK KOKAR MI ???</li>
<li>VE TANRI İNSANLARA SEVMEYİ ÖĞRETTİ İNSANLARDA BİRBİRLERİNE ACI ÇEKTİRMEYİ</li>
<li>AY IŞIĞININ AYDINLATTIĞI BİR KUMSALA KÜÇÜK BİR DAL PARÇASIYLA SENİ SEVİYORUM YAZMAK İSTERDİM AMA SEN HIRÇIN BİR DALGA OLUP SİLERSİN DİYE YAZMAKTAN KORKTUM</li>
<li>ALIP KIRSALAR KALEMİMİ KANIMLA YAZARIM SENİ SEVDİĞİMİ</li>
<li>En büyük okyanusta bir su damlası olmak, uçsuz bucaksız sahilde bir kum tanesi olmak ama en önemlisi milyonlarca insanın içinden senin sevgilin olmak…</li>
<li>Her yağmur damlası seni seviyorum demek olsaydı her yeri sel götürürdü…</li>
<li>KÜL OLMUŞ ATEŞ YANAR MI? BUZ TUTMUŞ SU AKAR MI? BU GÖZLER SENİ SEVDİ BAŞKASINA BAKAR MI</li>
<li>Bir yudum mutluluk, Peşinden koşuyorum, ne olacak halim bilmiyorum, Sevmişim seni bir kere, Doyamadan gidiyorum …</li>
</ul>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.mircland.net/ask-mesajlari.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>İlk bakışta aşk sırları</title>
		<link>http://www.mircland.net/ilk-bakista-ask-sirlari.html</link>
		<comments>http://www.mircland.net/ilk-bakista-ask-sirlari.html#comments</comments>
		<pubDate>Mon, 02 Apr 2012 23:50:17 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Aşk & Sevgi]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.mircland.net/?p=153</guid>
		<description><![CDATA[ABD’de yayımlanan yeni bir kitap bu tip ilişkilerin beş şarta bağlı olduğunu öne sürüyor. İşte Rom ve Ori Brafman’ın “Click” isimli kitabına göre ilk bakışta aşk ve sevginin beş aşaması: 1- Kırılganlık: Hızlı oluşan bir ilişkinin temelinde karşı tarafın da en az kendiniz kadar kırılgan olduğunu görmek yatıyor. Kişi bir konudaki kusuruna dürüstçe söylediğinde karşı [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><em>ABD’de yayımlanan yeni bir kitap bu tip ilişkilerin beş şarta bağlı olduğunu öne sürüyor. İşte Rom ve Ori Brafman’ın “Click” isimli kitabına göre ilk bakışta aşk ve sevginin beş aşaması:</em></p>
<p>1- Kırılganlık: Hızlı oluşan bir ilişkinin temelinde karşı tarafın da en az kendiniz kadar kırılgan olduğunu görmek yatıyor. Kişi bir konudaki kusuruna dürüstçe söylediğinde karşı tarafla daha dürüstü bir ilişki kuruluyor.</p>
<p>2- Yakınlık: İki insanın ofiste masalarının birbirine yakın olması ya da aynı yerde yaşıyor olmaları onlara konuşacak ve yakınlaştıracak daha çok konu verir. Birisini ister istemez hayatımızda her gün gördüğümüz insanlar arasına girmesi onunla beraber olunma istediğini arttırıyor.</p>
<p>3- Çekim gücü: Kendinize güvenmek ya da güzel hissetmek, diğer tarafın fark edeceği bir çekim gücü oluşturuyor. Bu da karşı tarafla anında iletişim kurmayı kolaylaştırıyor.</p>
<p>4- Benzerlik: “Zıt kutuplar birbirini çeker” doğru bir varsayım değil. İnsanlar uzun süreli ilişkilerde kendilerine benzeyen kişileri ararlar.</p>
<p>5- Ortam: Aynı tarzda sıkıntıları yaşamak ve paylaşmak insanları daha da yakınlaştırıyor.</p>
<p><em>Artık sizinde bir aşksokagi ve sevgiliniz olucak</em></p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.mircland.net/ilk-bakista-ask-sirlari.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Sen bana niye kızdın&#8217;ki &#8211; Ceyhun YILMAZ</title>
		<link>http://www.mircland.net/sen-bana-niye-kizdinki-ceyhun-yilmaz.html</link>
		<comments>http://www.mircland.net/sen-bana-niye-kizdinki-ceyhun-yilmaz.html#comments</comments>
		<pubDate>Mon, 02 Apr 2012 23:49:03 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Aşk & Sevgi]]></category>
		<category><![CDATA[Sohbet / Chat / mirc]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.mircland.net/?p=151</guid>
		<description><![CDATA[e yani sahiden böyle mi gidiyorsun? Ama ben hazır değilim ki sensizliğe Beslediğim kuşlara ne derim? Gitmesen ben belki bekleyemem Özlediğim iç çekişleri, Beklediğim cevapsız telefonları Ve dünden ağır bugünleri Yalnız yalnızlıklarla nasıl taşırım ben? Sigaramdan duman çıkmazsa birgün Ben dünden de üzgünüm… Bilme diye bulutlara aşık gibi bakıyorum gökyüzüne Sen sev diye nerde başka [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><em>e yani sahiden böyle mi gidiyorsun?<br />
Ama ben hazır değilim ki sensizliğe<br />
Beslediğim kuşlara ne derim?<br />
Gitmesen ben belki bekleyemem<br />
Özlediğim iç çekişleri,<br />
Beklediğim cevapsız telefonları<br />
Ve dünden ağır bugünleri<br />
Yalnız yalnızlıklarla nasıl taşırım ben?<br />
Sigaramdan duman çıkmazsa birgün<br />
Ben dünden de üzgünüm…<br />
Bilme diye bulutlara aşık gibi bakıyorum gökyüzüne<br />
Sen sev diye nerde başka sevda görsem<br />
Elimle kapatıyorum yüzümü<br />
Ama sen hiç sormuyorsun ki hüznümü<br />
”Seni Seviyorum” hep sen bilmiyorsun<br />
Güneş varken ısınmaz her sevginin içi<br />
Soğukta ayırırsın gülümseyişimi<br />
Hüzünden gözleri yağmur rengi bu aşkın<br />
Ağladığında görünmez bu yüzden<br />
Anlamıştım zaten, durmazdın baktığım yerde<br />
Biliyorum olmazdı, kirpiklerin yüzüme değmezdi!<br />
Bile bile sevdim heyecanlanmayı<br />
Güzeldi, sevgim çok güzeldi<br />
Yüreğimin seni sevmesini sevdim<br />
Sen bana niye kızdın ki?…<br />
Ceyhun Yılmaz</em></p>
<p><center><img src="http://sphotos.ak.fbcdn.net/hphotos-ak-snc4/hs386.snc4/44929_439470760705_44505215705_5739725_5251496_n.jpg" alt="" /><a href="http://www.bizimchat.com/chat-odalari"><img src="http://www.bizimchat.com/images/bizimchat11.gif" alt="" border="0" /></a></center></p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.mircland.net/sen-bana-niye-kizdinki-ceyhun-yilmaz.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>iyi geceler mesajı</title>
		<link>http://www.mircland.net/iyi-geceler-mesaji.html</link>
		<comments>http://www.mircland.net/iyi-geceler-mesaji.html#comments</comments>
		<pubDate>Mon, 02 Apr 2012 23:48:05 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Aşk & Sevgi]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.mircland.net/?p=149</guid>
		<description><![CDATA[Rüyanda eğer beni görürsen hiç şaşma çünkü ben seni her gün rüyamda görüyorum… Arım Balım Peteğim Gülüm Dalım çiçeğim Karizmatik Erkeğim iyi Geceler Sen Benim Rüyalarımdaki Hayalim Hayattaki Tek Yaşamasebebimsin iyi Geceler Meleğim Gökyüzü Mehtabı Nasıl beklerse,Sahiller Dalgaları Nasıl özlerse,Kuru Toprak Suya nasıl Hasretse,Sende Benim Hasretimsin Aşkım,iyi uykular Tatlı Rüyalar İyi Geceler rüyalarımın prensesi.. Deniz [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<ul>
<li>Rüyanda eğer beni görürsen hiç şaşma çünkü ben seni her gün rüyamda görüyorum…</li>
<li>Arım Balım Peteğim Gülüm Dalım çiçeğim Karizmatik Erkeğim iyi Geceler Sen Benim Rüyalarımdaki Hayalim Hayattaki Tek Yaşamasebebimsin iyi Geceler Meleğim</li>
<li>Gökyüzü Mehtabı Nasıl beklerse,Sahiller Dalgaları Nasıl özlerse,Kuru Toprak Suya nasıl Hasretse,Sende Benim Hasretimsin Aşkım,iyi uykular Tatlı Rüyalar İyi Geceler rüyalarımın prensesi..</li>
<li>Deniz kumsaldaki kum tanelerini zaman ise sensiz dakikaları götürür ama hiç bir şey kalbimdeki sevgini götüremez iyi geceler tatlı rüyalar allah rahatlık versin..</li>
<li>Güneş batmış akşam olmuş saat 12 hadi iyi geceler..</li>
<li>Koynunda kokunla uyumayı herşeyden çok isterdim yastğımın yarısı ben yarısı sensin iyi geceler canımın yarısı seni çoook ama çook seviyorum..</li>
<li>Bu gece bütün sevdiklerin yanında..ne tatlı uyursun sen şimdi..birtek seni ölesiye sevenin senden uzakta,birtek seni ölesiye sevenin uykusuz..adını can koydum seni canıma koydum..iyi uykular</li>
<li>Seni gözlerimi kapattigimda degil,gözlerimi actigimda görmek ve var oldugunu bilmek isterim gülparem iyi geceler..</li>
<li>Hergün hasretindeyim bu gece oldugu gibi.. Uyumadan önce şunları söyleyim sana askim; Keske sabaha kadar uykusuz kalsamda sana bakabilsem.. Keske benim uzerimde yorgan olmasa donsamda senin yaninda uyuyabilsem.. Keske gozlerimi kapattigimda ellerim yanimdaki yastiga dokundugunda o yastigi bos bulmasam.. Yine yalniz bir ruyaya daliyorum.. Sensizim iyi geceler! Butun bunlari yasiyabilmek icin mutlu yarinlara kadar yalniz uyuyacagim <a title="sevgilim" href="http://bizimchat.com/sevgilim.php">sevgilim</a>..</li>
<li>İyi Geceler Dünya İyi Geceler İnsanlar İyi geceler Bitanem Rüyanda beni gör olur mu..</li>
<li>Yine bir gün daha bitti sensiz ve tüm geceler ben yaşadığım sürece sensiz.sana çok kızgın olmama rağmen seni hala çok seviyorum iyi geceler..</li>
<li>Seni çok seviyorum birtanem İyi uykular..</li>
<li>Hayatımsın ve ben sadece seni yaşayabilirim…Seni yaşadığım her gün için..yanagına bir buse gonderiyorum…huzurla uyu bitanem..huzurlu ve mutlu…İyi geceler..seni seviyorum</li>
<li>Bu gece senin gözlerin için uyuyacağım,sen uyurken gizlice ellerini tutup saçlarını okşayacağım, sana yaklaşıp o her zaman duyduğun şeyi söyleyeceğim ; SENİ ÇOK SEVİYORUM VE HEP SEVECEĞİM İYİ GECELER.</li>
<li>Allahım sana en güzel uykuları ve benli rüyaları bahşetsin biriciğim.</li>
<li>En güzel gecelerin en güzel rüyalarını gör bitenem tatlı uykular.</li>
<li>Gece bir başka giyer siyahını, yıldızlar daha sönük olur, yakamozlar başka çizer denize kendini ve hayat daha kahpe oynar oyununu sen yanımda yoksan…</li>
<li>Beyaz bir güvercin yolluyorum sana; kanatlarında mutluluk, yüreğinde sevgi ve sadakat, kar beyaz tüylerinde umut, gagasında iyi geceler öpücüğü, yanağını uzat…</li>
<li>Geceleri Uzaklara çığlık Olur Sesim, Denizden çıkan Yosun Kokusundan Keskin Sana Olan özlemim, Bu gece Sırf Senin İçin Kapanıyor Gözlerim. İyi Geceler Herşeyim!</li>
<li>Hep aklımdasın öylesine bendesin ki hiç bitmek, tükenmek bilmeyen bişey bu, bu can bu bedenden çıkana, bu diyardan göçene dek görebildiğim tek gerçek rüyam sensin tatlı rüyalar meleğim.</li>
<li>Her gece varlığının verdiği huzurla başımı yastığa koyuyorum herseyimmm… Sonsuza kadar hep benim ol çünkü sadece seninle bu can var olur..şimdi yine seni düşünerek yatıyorum allah rahatlık versin.</li>
<li>Kalbinin ışığı Gecenin karanlığını bastırsın Rüyaların mutluluk yağmurlarında geçsin Gecen mutlu Kalbin huzur dolu olsun İyi geceler!</li>
<li>Yüreğin doğan güneşi değil batan güneşi seçsin, çünkü doğan güneş elbet batacaktır ama batan gunes yeni umutlarla doğacaktır yarınki gunes senın için bıtanem ıyı geceler.</li>
<li>Hayatımsın ve ben sadece seni yaşayabilirim…Seni yaşadığım her gün için yanağına bir buse gonderiyorum huzurla uyu bitanem.. huzurlu ve mutlu… İyi geceler.. Seni seviyorum.</li>
<li>Gece olup güzel gözlerin yenik düştüğünde uykusuzluğa, seni gökyüzünden alıp düşlerime emanet ediyorum, gözlerimden uzaksın belki ama daima yüreğimdesin unutma. İyi Geceler</li>
<li>Rüyalara rest çektim uyumuyorum herkes derin uykudayken ben sana dalıyorum uyku çok tatlı derler ben seni tadıyorum onlar uykuya ben sana doyamıyorum Bitanem iyi geceler .</li>
<li>Aşkım rüyamda seni göreyim dicem ama o zaman korkuyla uyanıyorum, o gördüğüm rüya deil kabus oluyo.</li>
<li>Aşk güneşi bahtında gülerek doğsun, en güzel geceler senin olsun.. İyi geceler..</li>
<li>Beyaz bir güvercin yolluyorum sana,kanatlarında mutluluk yüreğinde sevgi ve sadakat,kar beyaz tüğlerinde umut ve gagasında iyi geceler öpücüğü,yanağını uzat MUCK</li>
<li>Sensiz sabaha uyanacağım bi gece nasıl iyi geçebilirki..</li>
<li>Gecenin en güzel karanlıgına gözlerini yumdugunda aklına ben geleyim iyi geceler birtanem..</li>
<li>Dur bir dakika once bana bir opucuk, sonra seni seviyorum, tamam şimdi uyayabilirsin</li>
<li>Geceleri Uzaklara çığlık Olur Sesim, Denizden çıkan Yosun Kokusundan Keskin Sana Olan özlemim, Bu gece Sırf Senin İçin Kapanıyor Gözlerim. İyi Geceler Herşeyim!</li>
<li>Hep aklımdasın öylesine bendesin ki hiç bitmek, tükenmek bilmeyen bişey bu, bu can bu bedenden çıkana, bu diyardan göçene dek görebildiğim tek gerçek rüyam sensin tatlı rüyalar meleğim.</li>
<li>Her gece varlığının verdiği huzurla başımı yastığa koyuyorum herseyimmm… Sonsuza kadar hep benim ol çünkü sadece seninle bu can var olur..şimdi yine seni düşünerek yatıyorum allah rahatlık versin.</li>
<li>Kalbinin ışığı Gecenin karanlığını bastırsın Rüyaların mutluluk yağmurlarında geçsin Gecen mutlu Kalbin huzur dolu olsun İyi geceler!</li>
<li>Yüreğin doğan güneşi değil batan güneşi seçsin, çünkü doğan güneş elbet batacaktır ama batan gunes yeni umutlarla doğacaktır yarınki gunes senın için bıtanem ıyı geceler.</li>
<li>Hayatımsın ve ben sadece seni yaşayabilirim…Seni yaşadığım her gün için yanağına bir buse gonderiyorum huzurla uyu bitanem.. huzurlu ve mutlu… İyi geceler.. Seni seviyorum.</li>
<li>Gece olup güzel gözlerin yenik düştüğünde uykusuzluğa, seni gökyüzünden alıp düşlerime emanet ediyorum, gözlerimden uzaksın belki ama daima yüreğimdesin unutma. İyi Geceler.</li>
<li>Rüyalara rest çektim uyumuyorum herkes derin uykudayken ben sana dalıyorum uyku çok tatlı derler ben seni tadıyorum onlar uykuya ben sana doyamıyorum Bitanem iyi geceler .</li>
<li>Aşkım rüyamda seni göreyim dicem ama o zaman korkuyla uyanıyorum, o gördüğüm rüya deil kabus oluyo.</li>
<li>kalabalık yıldızlar içinde arama gözlerimi… ben sana ay kadar büyük yansıyacağım, ışığımla aydınlan ve tatlı uyu hayal gözlüm…</li>
<li>Hergün hasretindeyim bu gece oldugu gibi.. Uyumadan önce şunları söyleyim sana askim; Keske sabaha kadar uykusuz kalsamda sana bakabilsem.. Keske benim uzerimde yorgan olmasa donsamda senin yaninda uyuyabilsem.. Keske gozlerimi kapattigimda ellerim yanimdaki yastiga dokundugunda o yastigi bos bulmasam.. Yine yalniz bir ruyaya daliyorum.. Sensizim iyi geceler! Butun bunlari yasiyabilmek icin mutlu yarinlara kadar yalniz uyuyacagim sevgilim.</li>
<li>Bu gönül sana tutkun. Sözlerin yine suskun. Nolursa olsun artık, sessizlikten korkuyorum. Bir aradayken ayrıyız. Herseye ragmen dayanmalıyız. Kayıp gitme ellerimden, korkuyorum sensizlikten, gecelerden. İyi geceler aşkım….</li>
<li>Canım yanında olmak istiyor canımın bana ihtiyacı vardır diye. Canım çok sıkılıyor canım yanımda yok diye. Sensiz gecelerden sensiz günlerden bıktım artık. Sabret hayatım iyi günler bizi bekliyor. İyi geceler canım….</li>
<li>İyi Geceler Aşkım. Ne kadar da sıcak ellerini elllerimde yüzümde hissedemessemde yastıgın verdigi rahatlıgı senin kucagın yorganın ısıtmasına sen sarılıyormuşsun gibi farzetcem. Sen uyurken ben hep seni düşünücem.İyi uyu aşkım. Geceler korkutmasın seni. Üstünü açarsan üstüne örtmeye gelicem iyi geceler aşkım.</li>
<li>Tatlı rüyalar sevgilim. Kısaca benli rüyalar Evlilige giden yolumuzda 1 günü de bitirmiş olmanın verdigi mutlulukla uyuyacagım; senin tatlı tatlı gülüşünü düşünerek…Rüyalar ‘ıma bekliyorum. Öpüyorum En tatlı yerinden</li>
</ul>
<p>Sizde yeni iyi geceler mesajınızı smslerinizi yazmak için aşağıdaki <strong>yorum</strong> bölümünü kullanabilirsiniz.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.mircland.net/iyi-geceler-mesaji.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Kurtlar Vadisi Unutulmayan Sözler</title>
		<link>http://www.mircland.net/kurtlar-vadisi-unutulmayan-sozler.html</link>
		<comments>http://www.mircland.net/kurtlar-vadisi-unutulmayan-sozler.html#comments</comments>
		<pubDate>Mon, 02 Apr 2012 23:47:23 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Aşk & Sevgi]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.mircland.net/?p=147</guid>
		<description><![CDATA[Eğer birisi seni aldatmışsa bu onun suçudur. Eğer o kişi seni pek çok kere aldatmışsa bu senin suçundur. Her zaman mutluluğun doruğundayken gülünmez, bazen sırf hayata gıcıklık olsun diye uçurum kenarındayken bile gülümseyeceksin! Dostun dostumdur, düşmanın düşmanım. Bir yerde küçük insanların büyük gölgeleri oluşuyorsa, orada güneş batıyor demektir. Asla birilerinin umudunu kırma, belki de sahip [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<ul>
<li>Eğer birisi seni aldatmışsa bu onun suçudur. Eğer o kişi seni pek çok kere aldatmışsa bu senin suçundur.</li>
<li>Her zaman mutluluğun doruğundayken gülünmez, bazen sırf hayata gıcıklık olsun diye uçurum kenarındayken bile gülümseyeceksin!</li>
<li>Dostun dostumdur, düşmanın düşmanım.</li>
<li>Bir yerde küçük insanların büyük gölgeleri oluşuyorsa, orada güneş batıyor demektir.</li>
<li>Asla birilerinin umudunu kırma, belki de sahip oldukları tek şey o’dur.</li>
<li>Aynı dili konuşanlar değil, aynı duyguyu paylaşanlar anlaşabilir.</li>
<li>Hayatta edindiğim tecrübeler, yediğim kazıkların toplamıdır.</li>
<li>Yaşamak için yalvarmadık, ölmek için yalvarmayız</li>
<li>Ölenin arkasından ağlama ki, sen öldükten sonrada arkandan ağlayan bırakma!</li>
<li>Hırs adamı dağıtır, böler. Büyütmez!</li>
<li>Ya geri dönün ya da arkanıza bakmadan devam edin.</li>
<li>Bütün zarlar hileli…</li>
<li>Allah var, gam yok!…</li>
<li>Senden önce adın yürüsün…Adın gibi her güzel şeyin başlangıcı ol. Hayatıma hoşgeldin…</li>
<li>‘Uluslararası ilişkilerde düşman yoktur, rakip vardır.’</li>
<li>‘Devlet ideolojisi olan insandan korkmaz’</li>
<li>Satılmış adamların hiçbir şeyi olmaz.</li>
<li>Aslan olmak isteyen inlemez… Aslansan hakkını vereceksin, cesareti yüreğine koyacaksın!</li>
<li>Örgüt haraç kesmez, makbuz keser.</li>
<li>Bizim gibi adamlar iki yerde huzur bulurlar: Bir mezarda, bir de mapusta…</li>
<li>‘Haddini bilmek az sonra ölecekmiş gibi yaşamaktır.’</li>
<li>Cevabın en güzeli susmaktır</li>
<li>‘Ya bana inan ya beni öldür’</li>
<li>Sözümüz barış, eylemimiz hep savaş olacak!</li>
<li>Seni kaybedeceğime bin kere ölmeyi tercih ederim.</li>
<li>Yanlışı yanlışla kim çözmüş ki siz çözeceksiniz!</li>
<li>Bana sarılma, İdeallerime sarıl</li>
<li>Senin için şeytanın ayağına bile giderim!</li>
<li>Benden habersiz sinek öldürmeyeceksin!</li>
<li>Ona da ona selam verene de bahar da yok, yaz da yok, yatacak bir karış toprak da yok!</li>
<li>Devleti sahipsiz mi bırakalım usta?…</li>
<li>Arada bir (ş)standartların dışına çıkmak lazım.</li>
<li>Memati şeytan mı ki taşlıyorsunuz.</li>
<li>Benim adamlarım benim zaafımdır. Kim benim zaafıma dokunursa onu parçalarım!</li>
<li>Devlet düşmanlarına sıkmaya tövbe ettim, namus düşmanlarına değil…</li>
<li>Ben sana son nefesin kadar yakın olacağım</li>
<li>Patron yok! Değneksiz köyde köpek çok…</li>
<li>Öleceksen onurunla öl! Kendi kafana sıkarak değil. İntikamını al, itibarını geri al öyle öl.</li>
<li>Köprüyü geçene kadar dayıya emmi diyeceksin.</li>
<li>Her Türk aslan doğar</li>
<li>Safları sıklaştırın derler ki iki kardeş arasına başka bir şey girmesin. Nifak girmesin, ayrılık girmesin, ikilik girmesin, benlik, düşmanlık girmesin, şeytan girmesin…</li>
<li>Haddi hududu ben belirlerim. İstenen kurbanı ben veririm.</li>
<li>Bana öyle bir şey söyle ki seni öldürmeyeyim.</li>
<li>Artık inat edilecek zaman değil, akılla hareket edilecek zaman.</li>
<li>Eli boş gelme ‘İSKENDER’ getir</li>
<li>Ben ekmek yediğim yeri unutmam</li>
<li>Bende evlat acısı, onda kuyruk acısı var.</li>
<li>Ben hiçbir kayaya sırtımı yaslamam!</li>
<li>Devletin kedisi köpeği bile bahçende ölmesin. Gün gelir sorarlar; ‘Buna niye iyi bakmadın?’ diye…</li>
<li>Devletin gözü karardı mı o senin olmayan eline bile silahı tutuşturur.</li>
<li>Ben cübbeli bir tek imamları tanırım o da cenazede!</li>
<li>Ne zaman neden kaçtım ki usta. Gerekirse kafama da sıkarım!</li>
<li>Bir çocuk babasız büyür ama anasız büyüyemez. Bizim bir tane anamız var o da vatan!</li>
<li>Biz seni balık tutman için mi seçtik.</li>
<li>Sorulmadan dert anlatana deli derler.</li>
<li>Ayı yavrusunu boğar mı?</li>
<li>Benim, kanının dökülmesine razı olacağın bir kardeşim daha yok!</li>
<li>Bir ömür cevherle geçmez sana bir mücevher lazım!…</li>
<li>Bir adam bana ihanet etmemişse gözlerimin içine baka baka konuşur.</li>
<li>Beni sevmekten daha büyük risk var mı?</li>
<li>Ben eskimeyenlerdenim. Ben hayatta oldukça her dönem benim dönemim.</li>
<li>Ben canlı cenazeyle yaşayamam</li>
<li>Polat Alemdar´ın adamlarına akıl ne lazım!</li>
<li>Bana öyle bir şey söyle ki seni sevmek için bir ömür boyu sebebim olsun.</li>
<li>Herkes kendi şansını kendi yaratır; Ancak beceriksizler şans için yalvarır.</li>
<li>Her güvenli alanın bir zayıf noktası vardır.</li>
<li>Baktın geçmiyor, bitmiyor, dinmiyor; bir kurşun da bana sık! Sıktığın laflardan hafifi gelir.</li>
<li>Hayat sana ´su doku´…Çöz çözebildiğin kadar!</li>
<li>Bizim şemsiyemiz büyüktür! Bizi fırtınadan da korur yağmurdan da.</li>
<li>Aslan gündüz inlemez, yarasını göstermez. Sen yaranı açmış herkese gösteriyorsun.</li>
<li>Duygusallık hata yaptırır.</li>
<li>Polat hiç çocuğa kurşun sıkar mı?</li>
<li>Ben senin için kaç kere öldüm.</li>
<li>Abdülhey kurban, kurbanı da sahibi keser!</li>
<li>Sen hiç mezar taşına delikanlı yazıldığını gördün mü?</li>
<li>Siz mücadele edersiniz; ama son sözü biz söyleriz.</li>
<li>İskender benimle birlikte büyük, bensiz değil!</li>
<li>Moral dediğin cebinde taşınmıyor ki çıkarıp veresin.</li>
<li>Sen beni dinlemezsen sana çok uzun hava dinletirler.</li>
<li>İşin içinde bir imkansız yoksa ben ona niye aşk diyeyim.</li>
<li>İşin uzun sürer artist. Alacağın 9 can var, bir söz yok!</li>
<li>Sen hiç kovanı bulan ayının bir yere gittiğini gördün mü?</li>
<li>Yaş odunmuş, yanmış ama tutuşmamış.</li>
<li>Ya fark yaratanlardan olursun ya da fark yaratamayan odunlardan…</li>
<li>Bundan kurban olmaz ama biz kasabın işine karışmayalım.</li>
<li>Erkek adam özlemez, özlenir…</li>
<li>Civciv yürümeyi bilmiyor, sen uçmayı öğretiyorsun.</li>
<li>Biz ne zaman bir yere girmek için davetiye bekledik!…</li>
<li>Adın Memati iken azraille çok arkadaş olursun.</li>
<li>Bazılarının yaşaması, bazılarının ölmesine bağlı.</li>
<li>Herkes taşın altına elini koysun ki sonra taşı elinin üstüne indirmeye kalkmasın.</li>
</ul>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.mircland.net/kurtlar-vadisi-unutulmayan-sozler.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
	</channel>
</rss>

